21 Kasım 2025

Yukarıdaki Tehlike (Chemtrail) Kimyasal İlaçlama

 Chemtrails nedir?

Chemtrail' (Chemical Trail-Kimyasal İz) başka bir deyişle 'Püskürtme'. “Chemtrails” İngilizce'de uçakların bıraktığı iddia edilen kimyasalların yarattığı iz anlamında kullanıyor. Bu konudaki teoriler ise uzun zamandır yaygın ve büyük kitlelerce tüketiliyor. Konu ile ilgili sayısız YouTube videosu, Facebook grubu, forum ve Twitter tartışmaları bulunuyor. İnternet ansiklopedisi Vikipedi’nin çeşitli dillerinde de karşılığı bulunan bu teori, uçakların çeşitli “gizli” amaçlarla gökyüzünden kimyasal madde ya da ilaç bıraktığını iddia ediyor.


KİMYASAL İZLER=SPREYLEME=CHEMTRAIL nedir ?

Bildiğimiz kadarıyla, 1990 yılından beri havadan ilaçlanıyoruz = KİMYASAL İZ= CHEMTRAIL adı verilen gökyüzüne uçaklaırn bıraktığı zehirler deşifre artık deşifre oluyor.

ABD, Avrupa ve Yeni Zelanda'da bu jet spreylemesinin yoğun olarak yapıldığı bölgelerdeki kar, yağmur, toprak ve su analizlerinden elde edilen sonuçlarda yüksek oranlarda ağır metallere, diğer bazı parçacıklara ve toksik patojenlere rastlandığı bulgulanmış.

Bu toksik ağır metallerin bazıları ve en önemlileri :

Alüminyum,

Baryum,

Strontiuum,

Etilen Dibromid.

Ayrıca Körfez Savaşı’ndan evlerine dönen ABD askerlerinin yüzde 45’inde görülen Mycoplasma Fermentes Incognitus gibi genetik mühendisliği ürünü patojenler ve bilinmeyen nano-parçacıklar da bulgular arasında.

Haberin Tamamını Okumak İçin: http://maranki.com/.../kimyasal-izlerspreylemechemtrail...

Araştırmacılar spreylerde morgellon patojeni bulduklarını da belirtiyorlar.

Alzheimer'a neden olan, toprağı ve ağaçları kurutan alüminyum, nano-parçacıklar, genetik mühendisliği ürünü patojenler, aşısı üretilmiş virüsler...

Üstünüzden geçen uçağa dikkat edin...

ABD’de yüzlerce kilometre çapında, hiçbir endüstrinin olmadığı ancak uçak spreylemesinin yoğun olarak yapıldığı Shasta Dağı’nın yüksek bölgelerinde ABD Tarım Bakanlığı (USDA) biyologlarından Francis Mangelis’in yaptığı araştırmada alınan numunelerde 61100 gu/l Alüminyum, 83 ug/l Baryum ve 383 ugl/Strontiyum’a rastlanmış.

Buradaki Alüminyum normalin 60.000 kat fazlası. Biyolog Mangelis’e göre bu bölgede toprağın pH’ı da 10 ila 12 kat artmış.

Mangelis’e göre bu toprakta tarım yapılması mümkün değil. Mangelis aynı bölgede benzer bulgular elde eden 30’a yakın araştırma olduğunu söylüyor.

Bu araştırmalarda alınan numunelerde de yine normalin 30.000 ila 50.000 katı oranında alüminyuma rastlanmış.

Buradaki Alüminyum hiçbir sanayinin olmadığı bir bölge için öldürücü derecede yüksek bir oran.

Yine ABD’nin Phoenix eyaletinde yapılan bir araştırmada havada normalden 39.000 kat fazla Alüminyuma ve 17.000 kat fazla Baryuma rastlanmış.

Yeni Zelanda’da yağmur sularında yapılan ölçümlerde kana karıştıktan sonra beyne kadar ulaşıp Alzheimer hastalığına neden olabilecek nano-alüminyum parçacıklara ve bağışıklık sistemini baskılayıcı Baryuma rastlanmış.

Yine konuyla ilgili araştırma yapan gazeteci Will Thomas’ın raporuna göre spreylenen bölgelerde yapılan yağmur analizlerinde yeni türetilmiş kimyasallar ve alüminyuma rastlanmış.

Yani jeomühendislerin eskiden inkar ettiği atmosferin spreylenmesi konusu artık açıkça dillendirilmeye başlandı.

Environmental Materials Reference Başkanı Alvia Gaskill’e göre aslında stratosfere Sülfür ya da Alüminyum salınması suretiyle güneş ışınlarının yansıtılması ve küresel ısınmanın önüne geçilmesi fikri yeni bir fikir değil. Yüce bir amaç için insanları öldürmek...

AAAS’ye göre stratosferin spreylenmesinin küresel ısınmaya, kuraklığa ve ozon tabakasına faydası olacak. Ancak aerosol spreyi araştırmacılarına göre bu spreyler arı kolonilerinin toplu ölümünden, son zamanlarda görülen toplu kuş ve balık ölümlerinden ve bazı hayvan türlerinin yok olmasından sorumlu.

What in the World Are They Spraying filminin yapımcısı Edwin Griffin’e göre atmosfer insanlığın isteği dışında ve hiçbir ön araştırma yapılmadan 1990 yılından beri NATO’ya üye ülkelerin askeri ya da sivil uçakları tarafından spreyleniyor.

Bu spreylerde Sülfat değil ama daha çok Alüminyum kullanılıyor. (Türkiye’de de 24 NATO Üssünün olduğunu unutmamak gerekir).

Alüminyum gibi toksik olduğu bilinen tonlarca kimyasal (şu ana kadar 200 milyon ton salındığı tahmin ediliyor) maddenin her gün spreyleme yöntemiyle atmosferimize, suya , toprağa karıştırılmasının arkasında nasıl bir mantık olabilir?

ASSC toplantısına katılan jeomühendislere göre alüminyum küresel ısınmayı geri çevirmek için kullanılabilecek Sülfata göre daha ucuz ve daha etkili bir madde.

Ancak Dr. Jammy L. Born’a göre alüminyum doğada çözülmesi onlarca yıl süren kanserojen bir madde.

Yine Dr. James Rot’a göre alüminyum organizmada biriken toksik bir madde.

Son araştırmalar ABD’de Alzheimer hastalığının son derece yüksek oranlarda arttığını gösteriyor. İşin ilginç yanı, Alzheimer hastalığında etken olan maddelerden birinin Alüminyum olması.

Alüminyumun toksik oranlarda özellikle üst solunum yolları hastalıklarına neden olabileceği belirtiliyor.

Astım,

bronşit,

pnömoni ya da nezle benzeri hastalıklar da alüminyum kaynaklı artabiliyor.

ABD’de sigara kullanımı azalmasına rağmen solunum yolları hastalıkları 8. sıradan 4. sıraya yükselmiş ve spreyleme nedeniyle 5 yıl içinde 3. sıraya yükselebileceği vurgulanıyor. Spreylerde tespit edilen Baryum toksik oranlarda insan bağışıklık sistemini çökertiyor.

S P R E Y L E M E S E B E P L E R İ :

1- Atmosferde HAARP sinyallerini yansıtacak metaller bırakmak .

2- Bazı hastalıklaırn yaygınlaşması için uygun şartlar oluşturmak veya doğrudan hastalık virüs vs püskürtmek ...

3 - İklimi manipüle etmekte yardımcı yöntem olarak kullanmak ,Sel baskınları vs gibi

4- Şuuraltını etkilececek Uyuşukluk -halsizlik-isteksizlik -memnuniyetsizlik doğuracak ve bir topluluğu psikolojik etkilerle manipüle edecek ihtimaller oluşturacak şekilde kimyasallar salmak.

5- Bir bitki örtüsü veya tarımsal verimliği düşürmek ...

Comments


EmoticonEmoticon